Yüksek bir yerde kurulmuş sofrada oturuyormuş. Bir adam güzel yemekler yapmış. Göz göze gelmişler, gülümsemiş. Güzel kavurma varmış. Yemesini istemişler. Aç olmadığı için elindeki makarnayı yemiş, çok güzel demiş.
Tabir
Eline fırsat, para ve kısmet geçmesidir. Sofrada bir sıkıntı ortaya çıkacak, ne olduğunu anlayacaktır. Göz göze gelmek müjde ve göz aydını haberdir. Kavurma, bir erkeğin onun hakkında güzel konuşmasıdır. Makarna ömrün uzaması, bir yola gitmesi ve işinin rast gitmesidir. Çok güzel, onu mutlu edecek habere ulaşmaktır.
Ramazan'da oruçlu olmak, annenin köyünde dayının beyaz tişörtle torununun araba camından çıkması, renkli borunun patlaması ve kavurmayla oruç açmak.
Tabir
Oruç duanın kabulüdür. Köy, beklenen güzel haber veya plandaki gelişmedir. Beyaz tişört ikinci derece akrabadan, bu yaz gelecek haberdir. Torunun camdan çıkması maddi manevi güçtür. Renkli borunun patlaması düğün ortamı, orada nazar değip hemen çözülmesi ve selamettir. Kavurmayla oruç açmak rızkın artması, fırsatın tez gelmesi, malın çoğalması ve güzel haberdir.