Öğrenciler İstiklal Marşı okuyor. Elimde kırmızı bir tabureyle aralarına katılmaya çalışıyorum. Marş bitince öğrenciler yollanıyor.
Tabir
Yükselir, ilerlersin, eline fırsat geçer. Aydınlık ve müjde verici bir haber alırsın, işin rast gider. İş yerinde sıkıntı varsa kalkacak.
Rahmetli babamla tabure gibi bir şeye bindik, kumandayla havalanıp uçtuk. İndim, patlama oldu, İsrail sınırıydı. Vurulduğunu duydum, abime sordum, babam bir şey olmadı dedi.
Tabir
Babana hayır yap. Uçmak niyet ve bir niyete ulaşmaktır. Arada kalmışsın, bir mücadelen vardır, patlama o mücadeleye ulaşmaktır. Babanın orada olması karışık durumdan kurtulacağını gösterir.
Asansörle aşağı inip yukarı çıkıyormuş. İki tabureyi indirecekmiş, bir erkek durdurmuş. Kırmızı armut yemiş. Pencereden bakmış, kavrulmuş et görmüş.
Tabir
İnişli çıkışlı bir hayatı vardır, her şey yavaş yavaş yoluna girecektir. Tabure beklemektir. Kırmızı armut, alınacak destekle başarılı olacağı bir olaydır. Et, bir erkekten gelecek güç ve güzel haberdir. Müjde ulaşabilir.